Zehra Eğitim ve Kültür Derneği - Şehid İzzettin Yıldırım'dan Bir Mektup

Zehra Eğitim ve Kültür Derneği

Monday
May 21st
Home İzzettİn Yıldırım İzzettin Yıldırım Şehid İzzettin Yıldırım'dan Bir Mektup


Şehid İzzettin Yıldırım'dan Bir Mektup

Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

Şehid İzzettin Yıldırım'dan Bir Mektup...

seyda

Yüce himmetli, fedakâr kardeşlerim! Biz inanıyoruz ki, ilimsiz mücadele, amelsiz ilim, ihlâssız amel olmaz. Duygu ve akıl, kalbin derinliklerinde cem olur. Kuru bilgi değil, hal ve nazarla gelişmiş ilim esastır

Hepinizi tüm kâinatı taht-ı tasarrufunda ve hâkimiyetinde bulunduran Zat-ı Zülcelalin adıyla selamlıyorum.;;

Hizmetimiz çok derin, çok boyutlu, çok safhalı, çok müşkülatlı ve azim... Müthiş bir meydan-ı imtihandayız. Hem öğrenmek, hem öğret­mek; hem inanmak, hem inanca çağırmak; hem sab­retmek, hem sabrı tavsiye et­mek; hem yaşamak, hem davet etmek zorundayız. Bireysel kemalata ulaşmak ve ferdi sorumluluklarımızı yerine getirmek kadar, toplumsal mükellefiyetlerimiz de var.

Öyle bir dine inanıyoruz ki, latifelerimizden tüm azalarımıza kadar terbiye olmamızı emrediyor. Aynı zamanda öyle bir imana nail olduk ki, müthiş bir davayı omuzları­mıza yüklüyor, îman edip de, davayı üstlenmemek gibi bir seçeneğimiz yok. Bu dava sa­dece bizimle ve sadece bu­günle de ilgili değil.

Öyle bir dava ki, asırlar öncesinden geliyor ve gelecek asra bizimle bağlanıyor. Ve öyle bir zatın emaneti ki, insan imtina et­meye değil yüklenmeye korkuyor.

Evet kardeşlerim, bu din bize bu hayatla bağlı ve hayatımızı, hayatın tüm alanlarını kendi rengine boyamamızı emrediyor. Allah'ın dini­ni yaşamak ve yücelmesi için çaba göstermek... Bu dava öy­le ehiller istiyor ki, idealist ola­cak yarınları düşünecek ve onların sorumluluklarını ha­fifletmeye çalışacak kadar; gayretli olacak, tüm mesafesi­ni hizmete sarfeden bir him­met abidesi kadar; hal ehli olacak, her saniyesini Rabbani olarak geçirecek kadar; kalbi aşk ile yanacak, her gece rüya­larında şehadeti tatmayı arzulayacak kadar...

Biz şükretmeliyiz ki, bu çetrefilli yolda Risale-i Nur ve Bediüzzaman Said Nursi gibi bir kaynağa tutunduk. Bir metin ve bir tecrübe­ye birlikte sırtım veren meşrebler çok azdır. Biz Risale-i Nur gibi ilmin tüm boyutlarında deruni olan, Tevhid, Risalet, ibadet, Haşir ve Adalet'ten mürekkep bir metin ile; mücadele ve tebliğden müte­şekkil bir hayata sahip Bediüzzaman gibi bir şahsın tecrübe­siyle önümüzü aydınlatıyoruz. Hizmetimizin ilmi yönünü Kur'an-ı Kerim'den süzülmüş olan Risale-i Nur külliyatından; fikri/siyasi yönünü Hz. Peygamberin (S.A.V.) bu çağ­daki varisi olan Bediüzza­man'dan (R.A) alıyoruz. Yapı­lanmamız ise meşveret-i Şeriyye dairesinde, ihlâs ve uhuv­vet düsturlarından oluşuyor.

Yüce himmetli, fedakâr kardeşlerim! Biz inanıyoruz ki, ilimsiz mücadele, amelsiz ilim, ihlâssız amel olmaz. Duygu ve akıl, kalbin derinliklerinde cem olur. Kuru bil­gi değil, hal ve nazarla geliş­miş ilim esastır.

Madem böyle büyük ve ulvi bir dava omuzlarımıza yüklenmiş ve madem onu ta­şımamak kadar, ehemmiyetini kavramadan ve gereken değeri/azmi göstermeden yüklenmek arasında büyük bir fark yok; o halde o emaneti kimden geldiğinin idraki içinde ciddiyet, samimiyet ve gücümüzün son sınırına zorlayarak taşımalıyız. Ve bunun değil bir külfet, ne kadar büyük bir nimet ve onur olduğunu bilmeliyiz. Unutmayalım ki, kıymetimiz himme­timiz nisbetinde olacaktır.

izzettinyildirim

Öyleyse gelin, ufak tefek sıkıntıları, dargınlıkları, önemsiz malayani uğraşları bir tarafa bırakalım; ömrü­müzü onu verenin yolunda, onun iradesi çerçevesinde kullanalım. Bu esnada dua, salâvat ve niyazı unutmaya­lım, samimi muhabbet ve ifratane irtibatla birbirimize güç verelim.

Tüm kardeşlerimize, dostlara ve talebelere selam eder, Allah'tan muvaffakiyetler dileriz.

nisan 1997

Yorumlar (0)


Yorumları göster/gizle

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme ( Pazartesi, 27 Ekim 2008 23:27 )  

Bir Mana

Emniyet

Bu millet ve vatan, hayat-ı içtimaiyesi ve siyasiyesi anarşilikten kurtulmak ve büyük tehlikelerden halâs olmak için, beş esas lâzım ve zarurîdir. Birincisi, merhamet; ikincisi, hürmet; üçüncüsü, emniyet; dördüncüsü, haram ve helâlı bilip haramdan çekilmek; beşincisi, serseriliği bırakıp itaat etmektir. İşte Risale-i Nur, hayat-ı içtimaiyeye baktığı vakit bu beş esası temin edip, asayişin temel taşını tesbit ve temin eder. Risale-i Nur’a ilişenler kat’iyen bilsinler ki, onların ilişmesi, anarşilik hesabına, vatan ve millete ve asayişe düşmanlıktır.

Bir Vecize

Kur'an-ın Düsturları
 
Kur'anın düsturları, kanunları, ezelden geldiğinden ebede gidecektir. Medeniyetin kanunları gibi ihtiyar olup ölüme mahkûm değildir. Daima gençtir, kuvvetlidir.»
(Sözler)

Bir Söz

"İyi adam" dediğimiz, kendimize en çok benzeyendir.
(?)

Editörden

 

Bayram TebriÄŸi

 

Dünyada en önemli, en büyük servet dostluktur

Bir arap şair “Dünyadan dostlardan ayrılığın acısı olmasaydı ölüm yol bulup b...

 

Hak ve Adalet Namına Tarafsızlık

Gerçek pehlivan güreÅŸte rakibini yenen deÄŸil, öfke halinde öfkesini yenebilendir. Ã...

 

İki oduncunun hikayesi ve çıkarılacak dersler…

İki oduncu her sabah ormana gidip ağaç kesiyorlarmış. Oduncunun biri, sabahları erke...

 

Hz. Ömer hassasiyeti ve Ramazanlarımız…

Kıtlık yıllarıydı… Hz. Ömer dolaşırken, fevkalâde semiz bir deve gördü. Çob...

 

Kardeşliğin oluşmasında üç temel esas

Müminler bir duvarın tuğlaları gibi omuz omuza vererek İslam binasını oluştururlar...