Â
Bediüzzaman'ın Sosyal ve Siyasal Meselelere Bakışı
İçtima-i Dersler kitabı, "Eski Said"in eserlerini ihtiva etmektedir. Eski Said deyince, akla hemen II. MeÅŸrutiyet dönemi öncesindeki ve sonrasındaki fırtınalı yıllar gelir. Bu yıllar hiç kuÅŸkusuz altı yüzyıllık Osmanlı imparatorluÄŸunun bir taraftan kendi içindeki deÄŸiÅŸim sorunlarıyla uÄŸraÅŸarak diÄŸer taraftan kendi dışındaki geÂliÅŸmelere ayak uydurmaya çalışarak hayatını idame ettirme gayreti içinde olduÄŸu yıllardır. Bu dönemde Osmanlı devlet ricali olsun, sivil kesimi temsil eden ayÂdınlar ve ulema sınıfı olsun, sözkonusu hesaplaÅŸmanın cenderesi içinde, beyin törpüleyici sorunlara çözüm arama gayret ve telaşı içerisindedirler.
O günün Osmanlı toplumu sosyal, kültürel ve siyasal bir çalkantı içerisinÂdedir. Kaçınılmaz deÄŸiÅŸime karşı ayak direyen statükocuların dayanakları zayıftır. DeÄŸiÅŸimden yana olanlar ise, iki grupta toplanmaktadır. Birinci grupta yer alanlar çoÄŸunlukla tttihad ve Terakki kökenlidir ve o günkü Avrupa'nın pozitivist, inkarcı ve materyalist felseÅŸ düşüncesinin ve bunun sosyal, kültürel ve ekonomik hayata yansımasının iyice etkisi altındadırlar, tkinci grupta yer alan deÄŸiÅŸim taraftarları ise, dindar ve muhafazakârdırlar. DeÄŸiÅŸimin, tabii seyÂri içerisinde kaçınılmaz olduÄŸuna inanmaktadırlar. Ancak sözkonusu deÄŸiÅŸimi savunurken "kökü mazide olan bir gelecek" anlayışı içerisinde ÅŸkir üretip yol göstermektedirler.
Osmanlı devlet yapısı içerisindeki köhneleÅŸmiÅŸ kurumların yenilenmesini, çağın ihtiyaçları ve evlad-ı zamanın yeni durumu gözönünde tutularak yeni bir takım düzenlemelerin ÅŸart olduÄŸunu vurgulayan Bediüzzaman, kâh dönemin Osmanlı padiÅŸahı II. Abdülhamid'e dilekçe yazıp taleplerini sunmakta, kâh ttÂtihad ve Terakki'nin elit kadrosuyla diyalog kurup onları etkilemeye çalışmakÂta, kâh 31 Mart olayında olduÄŸu gibi, isyan etmiÅŸ taburları sakinleÅŸtirmek için askerlere hitap etmekte, kâh meÅŸrutiyetin ilanı münasebetiyle meydanlarda halka hitaben konuÅŸmalar yapmakta, kâh aÅŸiretleri dolaÅŸarak hürriyet hakkınÂda onlara tavsiyelerde bulunmakt kâh müslüman kamuoyunda yanlış ve tehlikeli yönlendirmelere yol açabilecek davranışlara engel olmak gayretiyle dönemin deÄŸiÅŸik kulüp ve cemiyetlerinde ÅŸilen kurucu üyeler arasına girmekÂtedir. Toplumun etnik ve dini yapısını gözönünde tutarak, medeni ölçüler içeÂrisinde birarada yaÅŸamanın ortak paydasını bulmaya çalışmakta, bu konularda hem yöneticileri, hem de halkı aydınlatacak risaleler ve makaleler yazmakta ve zaman zaman ÅŸifahi nutuklar ve konuÅŸmalar yapmaktadır.
Yirminci yüzyıl dünyasının kaçınılmaz bir deÄŸiÅŸim ve dönüşüm içerisinde olduÄŸunun farkına varan Bediüzzaman Said Nursî, İslâm dünyasının bunun dışında kalamayacağını, "Eski hal muhal, ya yeni hal yahut izmihlal" diyerek çaÄŸdaÅŸ medeniyetin ve teknolojinin gerisinde kalmamak ve hatta onu aÅŸmak için gerekli olan ilkeleri yerine getirmenin kaçınılmaz olduÄŸunun altını çizÂmektedir.
Gazete ve dergilerde neÅŸrettiÄŸi bütün yazılarının ve savunduÄŸu görüşleriÂnin arkasında durduÄŸunu, çünkü her zaman ve dönemde geçerli olabilecek niÂtelikte görüşler serdettiÄŸini; dolayısıyla hak ve hakikatin zamanaşımına uÄŸraÂmayacağını söyleyen Said Nursî, uyanmış olan milletin, demagoji ve cerbeze ile artık aldatılamayacağına dikkat çekmektedir.

Özet olarak, Bediüzzaman Said Nursî, Eski Said diye nitelendirdiÄŸi bu döÂnemde mutlakiyet yönetimine karşı mücadele veren meÅŸrutiyetçi ve hürriyetçi hareketleri desteklemiÅŸ, tslâm dünyasının kurtuluÅŸunu, her türlü istibdad ve baskıdan kurtulmasında ve özgür düşünce kapılarının açılmasında aramıştır.
Â
Üstad Bediüzzaman, Eski Said ve Yeni Said diye nitelendirdiÄŸi dönemsel hayatının her ikisinin birlikte deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini, Kur'an medresesinÂde Yeni Said'in verdiÄŸi derslerin yanısıra Eski Said'in de Hutbe-i ÅŸamiye ve ZeÂyilleri gibi hayat-ı içtimaiye medresesinde aldığı derslerin ve konuÅŸmaların da gözönünde bulundurulmasını bir tür vasiyet biçiminde tavsiye etmiÅŸtir.
Kitapta yer alan risale ve makaleler, kendi döneminde yayınlanmış orijinal ÅŸekilleriyle alınmıştır. Sözkonusu risale ve makalelerde Yeni Said döneminde yapılmış deÄŸiÅŸiklikler dipnotta nüsha farkı olarak kaydedilmiÅŸtir. Risale ve maÂkalelerin sıralanışı yayın tarihleri dikkate alınarak yapılmış, risale ve makalelerÂde Bediüzzaman'ın o dönemde kullandığı imzalar aynen muhafaza edilmiÅŸtir. Kitabın sonunda Eski Said'in eserlerinin orijinal ÅŸekliyle kapak resimleri ve maÂkalelerin tamamının fotokopileri eklenmiÅŸtir. Kitabın bu isim ve ad altında yaÂyınlanması, Üstad'ın Eski Said dönemi eserlerini talebelerine bir nevi "içtimaî dersler" ÅŸeklinde takdim ve tavsiye etmesinden mülhemdir.
Daha önce yayınladığımız Risale-i Nur eserlerinde olduÄŸu gibi İçtimaî Dersler'de de yine her sahifenin altında bilinmeyen kelimelerle birlikte ayet, hadis ve diÄŸer metinlerin Türkçe anlamları verilerek, kitapta isimleri geçen ÅŸaÂhıslar, olaylar ve ıstılahlarla ilgili kısa bilgiler, metinde (*) iÅŸaretiyle belirtilerek kitabın sonunda "Notlar" bölümünde izah edilmiÅŸtir. Ayrıca indeksle birlikte, yapılan çalışmada baÅŸvurulan kaynakları içeren bir bibliyografya hazırlanarak eserde geçen makalelerin ve risalelerin Osmanlıca dokümanları da kitabın soÂnuna "Belgeler" olarak eklenmiÅŸtir.
Çalışmak bizden, tevfik ve yardım Allah'tandır.
- 22/06/2009 02:13 - Reis-i Cumhura ve BaÅŸvekile
- 08/06/2009 12:28 - İttiha-ı İslam'ın Tam Zamanı Gelmeye Başlıyor.
- 24/05/2009 22:12 - Üstad'ın En Son Dersi
- 27/10/2008 18:25 - Bediüzzaman'ın İlk Yazılan Tarihçe-i H
- 27/10/2008 18:17 - Bediüzzaman Said Nursi
Twitter
Yahoo
Facebook
